Root     Cyber Navigation Organizasyon   Member Navigation
Forum Root Portal Root
Dökümanlar Döküman Ekle Download/Dosya Arsivi IBlock E-Kitap IBlock Mp-3 Basinda Cyber-Warrior Banner
Cyber-Academy
TIM Görev Organizasyonu Neler Yaptik? Bize Özel Küçük Seyler? Operasyon Yönetim Sistemi Görev Org. Basvuru Yönetici Basvuru Formu Karaliste Ihbar Organizasyon Semasi Misyon Kurallar
CW Explorer Kefalet Kefil Havuzu
Yeni Üye Basvuru Yazdigim Mesajlar Arkadas Listem Sifremi Unuttum Özel Mesajlarim Onay E-Mail Gönder




Güzel ve Anlaşılır, Yazı Yazma Teknikleri Forumlarda Ara Arama Favorites Favorites MyProfile Forum üyelerini göster Üyeler
Forum Yöneticisi: eternafelicity , AhDe_VeFaLi | Bu Bölümde Yetkili Tüm Yöneticiler?
 CW Forum Ana Sayfa
  Kişisel Gelişim / Psikoloji
Light  |  Konu İhbar   Favori Konu Listeme Ekle  
Konu: Güzel ve Anlaşılır, Yazı Yazma Teknikleri Cevap YazYeni konu açÇıkış Yap
 
 Konu Kalitesi  %4,5
Oy Ver   
 
Gönderilme Tarihi: 05 Kasim 2010 saat 10:58AM - Kayıtlı IP
İzle itfaiyeci034's Özellikler Diğer mesajlarını ara: itfaiyeci034
Mesaj İhbar!  
Alıntı  itfaiyeci034 

itfaiyeci034

Simgem
Binbaşı
Binbaşı
Fani Dünya
12 Nisan 2010
225   Mesaj
Durum: Neşeli


Aktiflik
Seviye
Deneyim



(Bazı konulara ve yazılan yazılara bakınca, bir yerlerde hatalar olduğunu ve düzeltilmesi gerektiğini düşündüm. Umurum herkes okur ve açılan konularımız da, verilen cevaplarımız da artık daha kaliteli olur.)

 

GÜZEL ve ANLAŞILIR, YAZI YAZMA TEKNİKLERİ.

 

          Güzel yazı nasıl yazılır? Bu sorunun cevabını Size kısmen bir broşürden tercüme edip, kısmen de kendi bilgilerimden derlediğim bir yazıyla aktarmak istiyorum. Her kim ki yazı yazıyor ise, aşağıdaki kurallara uymayı denemelidir. Bu kurallar yaklaşık 30 yıldır eğitim veren bir okulun ders programından alınmıştır. Yazı sanatını “YAZMANIN OKULU” (Schule des Schreibens Axel Anderson Akademie Hamburg)’dan öğrenelim.

ONBEŞ ALTIN TEKNİK

          Her insan değişik yazsa da, herkes kendi çapında güzel yazı yazmak ister. Şimdi Size başarılı bir yazar olma yolunda onbeş altın kural sunmak istiyorum:


1) İLK ÖNCE BİRİNCİ CÜMLEYİ YAZMADAN NEYİ NE İÇİN, KİME VE NE KADAR UZUNLUKTA YAZACAĞINIZI DÜŞÜNÜN! :

          Bazı kimseler çok konuşur, hiçbir şey söylemez. Bazıları da çok yazar, hepsi amaçsız, faydasız. Bir konuyu yazmaya başlamadan önce insanın kendi kendisine sorması gerekir, niçin, neden, kime ne yazıyorum, diye. Yazılması gereken haber mi, yaşanan bir olay mı, veya düşünülen, tasavvur edilen bir konu mu, beni ve kimi ilgilendirir bu konu. Bu soruya cevap aramak demek, hem kendine, hem, yayımlayıcıya ve hem de okuyucuya yardım etmek demektir.
          Yeni bir şey mi yazmak istiyorsunuz, yoksa eski bir konuyu yeniden ele almak amacında mısınız? Bu konuda daha fazla bilgiye mi sahipsiniz? İlk önce bu sorulara cevap aramalısınz. Sadece cevap aramak değil, motivasyonunuzu kendiniz ve yayıncınız için bir kağıda yazmalısınız.


2) YAZDIĞINIZ KONUYA AŞIK OLUNUZ! ONU ÇOK İYİ TANIYINIZ VE ONA SADIK KALINIZ:

          Ilk önce “Meseleyi” yazın. Sonra tanıdığınız bildiğiniz şeylere geçin. Her bilirkişi, en başarılı yazar bile her konuyu bilemez. Kendi bildiklerine göre yazarsa da çok sürmeden “KURU TOPRAKLARDA” bulur kendini.
          Her şeyden önemlisi “NEREDE, NE BULMAKTIR” Birinci nokta: Kendi kafanızda, ikinci nokta: Archivlerde, Gazetelerde, mecmualarda, ücüncüsü: Ansiklopedilerde, Sözlüklerde, Bibliografilerde, Kütüphanelerde, dördüncüsü: Internette.
          Daha sonra ise “NASIL YAZMAYI BİLMEK”. Bunun için gerekli olan ön şart „Yazma Sevgisidir“.


3) FİKİRLERİNİZİ BİR DÜZENE SOKUNUZ. BİR TREN MİSALİ BİR YOLCULUK YOLU ÇİZİNİZ! :

          Bir çorba pişirir gibi her türlü sebzeyi bir tencereye doldurup, pişirmeyiniz. Yazdığınız konuyu satır satır düzene sokunuz. En önemlisi konunun ana hatlarını belirlemeniz. Sonra ise yan hatları. Herşey yerli yerine gelinceye kadar toplayınız, düzünüz ve içiçe yerleştiriniz. Roman, Film, Tiyatro, Radyo yayınları için de bu kural geçerlidir.
          Yani ilk önce elinizdeki materiyali bir sıra düzenine koyunuz. İçeriği yazmadan önce herşeyi not ediniz. Eğer yazacağınız yazı bilimsel içerikli bir dökümansa, o zaman kartlara not alarak çalışabilirsiniz. Eğer roman yazıyor iseniz de aynı şekilde romanın geçtiği yeri tasvir eden cümleleri, başroldeki kişilerle ilgili bilgileri, karakterlerini, özelliklerini, alışkanlıklarını aynı şeklinde kartlara yazabilir, yan rollerdeki kişileri de bu şekilde tasvir edebilirsiniz…
          Yolunuzu belirledikten sonra „Hızlı Tren“ kalkışı yapmanın sırası gelmiş demektir.


4) KENDİNİZ İÇİN YAZMAYINIZ! OKUYUCUNUZ İÇİN YAZINIZ, YANİ BASİT VE SADE!

          Her insan kendi dilini konuşur. Kimi zaman insanlar bilimsel yazar ve kimse birşey anlayamaz. Kimi zaman da çok basit yazılır. Iki şekil arasında bir sürü basamak vardır. Yine de Allah´a şükür etmek lazımdır ki, herkesin kendine göre bir dili vardır, yoksa hepimiz hepimizden bıkar, sıkılırdık.
          Ama hepimizin çok sevdiği bir dil vardır ki, o dil basit, anlaşılır, kısa ve öz, zaman almayan, zorlamayan, açık ve yanlış anlaşılmayan bir dildir. Bir noktayı başka türlü yazarsanız, okuyucu kaybedersiniz, eğer ama temelden başka türlü yazarsanız o zaman hepsini kaybedersiniz.
          Yazım kuralları içinde en çok zedelenen kural „BASİTLİK KURALIDIR“. O yüzden yazılanlar çoğu zaman okunmaz. Kelimeler, cümleler, düsünceler mezara döner. Neden mi?
Çünkü elimizdeki kağıt, önümüzdeki ekran, elimizdeki alıcı aniden bizi bizden uzaklaştırır da ondan. Kendimiz olmayı hemen unutuveririz. Konuştuklarımız bir cümleler curcunasına döner, okuduklarımız ise düzensiz bir Akordeona.
          Büyük düsünceler basit şekle getirilemez mi? Evet, getirilir. Tüm büyük yazarlar bunu başarabilmişlerdir. Siz de başarabilirsiniz! Yazdığınız her cümleye karşı bir savaş açarsanız, cümleleri düzenlerseniz, aklınıza nasıl geliyorsa, öyle yazmazsanız! İşte orada gerçek anlamda “BASIT YAZMA SANATI” başlar. Bu oldukça zor bir iştir.

          Bize inanmıyor musunuz? O zaman Schoppenhauer´e inanın: „Hiçbir şey anlamlı düşünceleri herkesin anlayabileceği şekle getirmek kadar zor değildir.”


5) BAŞLIK MIKNATIS GİBİ OLMALIDIR, FAKAT BAŞLANGIÇ GÖZ AÇMALIDIR!

          Başlık bir mıknatıs mı olmalı? CERAMS’ın yazdığı ‘TANRILAR, MEZARLAR, ALİMLER”i gibi yani. Tam milli piyangoyu tutturmak gibi. Bu kitapta herşey doğru idi, kitabın isminden tutun, içeriğine, yayınlanış tarihine ve okuyucunun okuma öğrenme ihtirasına kadar. Kitap roman olmasa da anlatım tarzı Cerams’ın ne kadar güzel tasvir ettiğini gösteriyor.
          Alman’ların büyük düşünürlerinden Lessing bakın başlık hakkında ne demiş: Bir başlık yıkanır bir kağıt parçası olmamalıdır. ‘Ne kadar az yazının içeriğini ele verirse, o kadar iyidir’. Acaba Tolstoy’un “ANNA KARENINA”sı, “HAMSUN”’un “VOCTORIA”sı’, Thomas Mann’nın “BUDDENBROOKS” kitapları başlıklarıyla mı meşhur oldular? Ne dersiniz?
          Yazar hemen başta okuyucusunun gözlerini açmasını bilmelidir. İlk etapta “MERAK” uyandırmalıdır. Bir olayı anlatıyorsa, kimin, nerede, ne yaptığını anlatmalıdır. Ve neden, nasıl, ne yaptığını yazmalıdır.
          Yazar bir cümleyle Thomas Mann ve Tolstoy gibi hemen olaya atlayabilir, suya atlar gibi. Veya Gabriel Garcia Marques gibi birinci cümleyle okuyucusunu kenetlemesini bilir ve onun kitabın sonuna kadar heyecanla birinci cümleyi takip etmesini sağlar.


6) SADECE PARMAKLARINIZLA YAZMAYINIZ, BEŞ DUYU ORGANINIZIN BEŞİNİ KULLANINIZ!

          Siz görebiliyor, tadabiliyor, koklayabiliyor, hissedebiliyorsunuz, değil mi? Okuyucularınız da aynısını yapabiliyor. Ancak ne var ki, bazı yazarlar bunu unutuyorlar. Zavallı Yazarlar, zavallı okuyucular!
          Her dil kendine göre zengindir. Dilleri bir Restorana benzetebiliriz. Bu restorandın mutfağında bir yemek nasıl pişirilir, nasıl kızartılır, nasıl tabağa konur ve nasıl servis ediliyorsa, güzel yazı sanatı da aynı özellikleri taşır.
          Yazarken okuyucunun beş duyusunu canlandırmalısınız. Anlatım tarzınız sadece bir duyuya hitap etmemeli. Nasıl mı?


          Sommerset Maugham’ın „Not defteri“ eserinden bir alıntıyla beş duyumuzla hissetmeye bakalım:

          „Çam ağacı soğuk ve durgundu. Tam benim duygularımı anlatıyordu. Dal uçları gemilerin yelkenlerini andırıyordu, uzun ve endamlı… Ve o narin kokusu; o loş ışıklar altında, o kızıl sis bulutları altında, öyle nazik hissedilmeyen duygular gibi, sadece bir nefes sıcaklığında bir atmosfer; tüm bunlar bana güzel bir rahatlık duygusu veriyordu. İğneli ağaçlar ormanında adımlarım son derece sessizdi… Ayaklarım hafif ve yumuşakça yere basıyordu. O kokular tıpkı oriyental bir uyuşturucu gibi içimi sarhoş ediyordu.“


7) YABANCI KELİME KULLANMAYINIZ! OKUYUCULARINIZ SİZE MİNNETTAR OLUR!

          Türkçe yazıyorsanız, Türkçe yazın, Arapça yazıyorsanız Arapça yazın, Almanca yazıyorsanız Almanca yazın, lütfen! Yabancı kelimeler “YANLIŞ BOZUK PARA” gibidirler, okuyucu hemen anlar o paraların geçmediğini. Kimseye yabancı kelime hazinenizi ispat etmek zorunda değilsiniz. Bir tavuz kuşunun kanatlarını açıp, kanatlarının güzelliğini göstermesi gibi, siz de yabancı kelime hazinenizi herkese sergilemek zorunda değilsiniz.
          En çok yabancı kelime kullananlar Sosyologlar, Psikologlar, Politologlardır. Bazı yazarlar 400 sayfalık eserler yazarlar. Onların yazdığı anlaşılmaz dili “BASIT” bir dille yazsa insan, 100 sayfa bile etmez söylemek istedikleri. Aynı şey Ekonomistler ve Banka çinciliği için de geçerlidir. Yani çok konuşur, hiçbir şey söylemezler. Bazıları da yabancı kelimeleri siper olarak kullanıp, aslında birşeyi bilmediklerini göstermemeye çalışırlar. Bazıları da LUHMANN gibi anlaşılmak istemezler. Nıklas LUHMANN’nın bıraktığı “Sistem Teorisi”ni dünyada anlayan pek az kişi (beş – on kişi) vardır. Adam gerçekten üç beş kişinin kendisini anlamasını istemiş. Belki de çoğunluğu hor gördüğünden kaynaklanmış.


8) NESNELERLE SAVAŞINIZ!

          Bildirge yapmayınız, bildiriniz! Açıklama yapmayınız, açıklayınız! Sınırınızı bilip, bilinçlendiriniz okuyucuyu. Kardeşinize sevgi hazırlamayınız, ona sevgi veriniz! Firkriniz için ilgi uyandırmasanız da, milletin fikirlerinize sıcak bakmasını sağlayınız! Nesneler her dilde kanser hücresi gibidirler. Açıkça kelime üretimi, başka hiç birşey değil.

          Nesneler yerine “YÜKLEM” kullanınız. Fiiller her zaman cümlelere can katar.
          Bu hastalığa karşı ise Sizin elinizdeki silah “KIRMIZI KALEMİNİZDİR”. Onu kendinize arkadaş ediniz. Eğer kırmızı kaleminizle iyi bir dostluk kurabilirseniz okuyucunuzun da dostu olursunuz. Bir örnek vermek gerekirse:

          JULIUS CESAR şöyle yazmamıştır: Olay yerine geldikten ve şartları teşhis ettikten sonra, Zafer kazanmamız mümkün olmuştur. Hayır, o şöyle söylemiştir: “BEN GELDİM, GÖRDÜM VE KAZANDIM!”

          Bir başka örnek: ‘İnsan Şeytanın resmini duvara çizerse, şeytan görünür’. (Alman Atasözü) Orada ama şöyle denmiyor: ‘Şeytanın resmini duvara çizdikten sonra şeytanın gelme olasılığı tehlikesi doğmuştur’.

          Elinize bir makale alın. Herhangi bir gazete parçası ve kırmızı kaleminizle bakın o yazılara. Kaç tane “Vır, vır, vır!” görürseniz silin o “vır vırları”. BUNU GERÇEKTEN YAPIN! Boş laf eden çok da, dolu laf eden az olur! (Nuray Lale’den bir Atasözü).
           “BASIT/SADE’ ve “ÖZ” ve “OKUNUR” bir Türkçe yazmanın yolu kırmızı kalemden geçer. Eğer böyle bir Türkçeyi yazmayı öğrenirseniz, o zaman okuyucularınızın da Sizin yazılarınızı geçekten severek okumalarını sağlamış olursunuz.


9) YAZDIĞINIZ NE ISE NEFES ALMALIDIR!

          Bakın VOLTAIR ne demiş: ‘YAZI HER ÇEŞİT YAZILIR, BIR TEK SIKICI YAZILAMAZ!’

          Yazı okunmak için yazılıyorsa, kendi kendine konuşur gibi yazılmamalıdır. En kuru konuyu bile işleseniz, okuyucu söylemek istediklerinizi öğrenmek ve benimsemek ister. Öğretirken de, açıklarken de okuyucuyla sohbet etmelisiniz. Zevkle dinlemek, ancak zevkle yazmakla mümkündür. İyi bir aşçı kokuşmuş bir deri parçasıyla da güzel bir yemek pişirir. Yani okuyucuda bir tad bırakmalı yazdıklarınız. Önünüzdeki boş kağıda konuşmadan önce o hazzı vermeğe çalışmalısınız. Okuyucuyla bir ikili konuşma köprüsü kurmalısınız! LESSING’in ‘ANTI- GOEZE’ eserinde yaptığı gibi. Yazar sanki bir Parlamento Debatı yazmış: Hitap, çağrı, eleştiri, karşı koyma, soru üzerine soru, cevap üzerine de cevaplar.
          Bazı öğretmenler vardır, en ağır konuları işlerken bile öğrencilerini eğlendire eğlendire öğretirler. Bunu her öğretmen yapamaz... Benim Psikoloji Profesörüm Rainer Dollase bu işin ustasıydı. Her dersin sonunda gülerek terkederdik dersini, çok mükemmel ders verirdi hocamız... Onun dersinde tüm öğrenciler dinlenmiş olarak çıkardı dersten...

          YAZDIĞINIZ OKUYUCUDA BIR HAZ BIRAKMALIDIR...

          İkili konuşmanın ustası olunuz! Dilerseniz karşınıza bir ayna koyun ve aynayla konuşur gibi yapın. Yazarken yaşadığınızı görürsünüz. Bu çeşit yazma ‘HAYAT DOLU YAZMAKTIR. NEFES ALAN YAZI YAZMAKTIR.


10) CÜMLELERİNİZİ ÖYLE YERLEŞTİRİN Kİ, OTURSUNLAR!

          Çok basitmiş gibi görünür ama, herkes bu işi beceremez. Belki de hiçkimse cümleleri tam yerlerine oturtamaz. Mesela bazı yazarlar vardır, bir cümleyi defalarca değiştirirler, tıpkı her sahneyi yüz kere çevirten Rejisörler gibi. Charly Chaplin mesela kör bir kadından çiçek satın alma sahnesini tam yüz kez yeniden çevirtmiştir. Ta ki mükkemmel bir alış-veriş sergileyinceye kadar.
          Ancak birçok cümleyi tutup, atmakla tabi ki ne Charly Chaplin ne de Thomas Mann olabilirsiniz.
          Schopenhauer özetle şöyle söylemiş: Insanoğlu bir anda bir düşünceyi düşünebildiğinden Stilistikteki temel bir kural, aynı anda birçok düşünceyi yansıtmamak olmalıdır. Okuyucudan iki veya daha fazla düşünce anlaması beklenemez. Düşünceleri dolap gibi birbirine dolamak demek altı şeyi bir anda söylemek içindir. Halbuki en doğru şey, bir şeyi diğer şeyin ardından söylemekten geçer. Schopenhauerin demek ıstediğini Adalbert Stifter çok güzel sergilemiş:


          

          ‘Insan Gülevinden tepeye doğru kiraz ağacının bulunduğu yere, kuzeye doğru giderse, bir çayırlığa gelir, içinden bir dere geçen çayırlıkta arkadaşım meşe ağaçları yetiştirir ve onlardan arkadaşım kışlık odun ihtiyacını giderir, onun yanısıra da o ağaçları atölyesinde kereste ve mobilya yapımında kullanır’.
          Adalbert ne kadar güzel tek tek düşünce sıralamış. Ludwig Reiners bu stilde insanın bir kitabı bir cümle ile yazabileceğini iddia etmiş.
          Bir cümlenin ne kadar uzun olması gerektiğini kestirmek mümkün değildir. Bismark ‘Düşüncelerim ve Hatıralarım’ kitabında bir cümlede ortalama 34 kelime kullanmış. Heinrich Böll 31 kelime, Max Frisch ise 19 kelime kullanmış, genel olarak.
          Bir cümlede kısa ve uzunları karıştırıp, 15-20 kelime kullanırsa insan en doğrusunu yapar. Ancak döner dolaplardan kaçınılmalı, birbirine bağlı bir yığın çümle kurmamalı.


11) KIRMIZI KALEMİNİZİ UZUN OLAN KISIMLARI PARAGRAF PRAGRAF AYIRMANIZ İÇİN DE KULLANMALISINIZ!

          Yolculuk planınızda bir istasyondan diğerine giderken bazen durmanız gerekir, bazen de istasyon olduğunu bilir, durmazsınız hızlı bir trenin her durakta durmadığı gibi. Okuyucularınız ama bazen nefes almak isterler, o yüzden her 12-15 ‘inci cümlede bir paragraf konulması, bir düşünme molası vermek gerekir. Birçok paragrafın da arasına bir veya en çok iki cümleli paragraflar konulmalıdır. Çünkü okuyucu da yazar gibi dinlenerek, okumak ister.


12) CÜMLELERİNİZDE CİMRİ OLUN! AZ VE ÖZ YAZIN: AZ, DAHA AZ, EN AZ!

          Yazarken fazla görünen herşeyi atmalısınız. Yani gereksiz kelimeleri, gereksiz nesneleri hiç acımadan atınız... Buna “BIRAKABİLME SANATI“ denir, ki bu da oldukça zor bir sanattır.
          Fransız Filosofu VAUVENARGUES ‘En iyi yazarlar bile çok konuşuyorlar!’ demiş.
          SCHOPPENHAUER da şöyle buyurmuş: „Her kim ki sonraki dünyaya seyahata çıkmak isterse, yanına fazla ağır bir bagaj almamalıdır.” Bununla şu kastediliyor: Her fazla ünite, her fazla paragraf, her fazla cümle, her fazla harf atılmalıdır.
          Ludwig Rainers Atma sanatı üzerine şunları söylemiş: ‘Fuzuli herşeyi atmak, zaruri herşeyi de bir kez söylemek; bu basit sanatı ne yazık ki, tüm yazarların onda dokuzu bilmez’.
          Birinci, ikinci ve üçüncü nüshanızda çizdiğiniz her cümle yazınıza yalınlık, düşüncelerinize açıklık katar, emin olunuz!


13) ELBETTE AÇIK BİR DİLLE YAZMALISINIZ!

          TOLSTOY bunu şöyle açıklamış: ‘Ne düşünürseniz düşünün, ama öyle bir şekilde düşünün ki, Sizi herkes anlayabilsin. Açık ve basit bir dille konuşulan veya yazılan hiçbir şey kötü olamaz’.
          Sisli bulutlu, kapkara, konuşanlar, aslında kimsenin kendilerinin birşey bilmediklerini sezinlememeleri için öyle bulanık konuşurlar. Her kim ki açıkça düşünebiliyorsa, açık ta yazabilir. Karanlık ve anlaşılamamazlık kötü bir belirtidir. Bu yüzde 99 düşüncenin beilirsiz oluşundan kaynaklanır. İnsan düşünebiliyorsa, düşüncesini açıkça bir anlamda söyleme kabiliyetine sahiptir. Çift ve birçok anlam kullanmalar, birbirine bağlı zincirler üretmeler esasen o kişilerin söyleyecek birşeylerinin olmadığının göstergesidir.
          Ne zaman ki güzel yazmayı öğrenirsek, o zaman açıkça düşünmeyi ve açıkça konuşmayı da öğrenmiş oluruz.


14) KULAKLARINIZLA YAZIN!

          Kulaklarla yazmak demek, yazdığınızı yüksek sesle okumak demek. O zaman nerede ne hata olduğunu daha iyi kavrar insan.
          Bu kuralı yerine getirmenin en güzel yolu, yazdığınızı bir kasete almaktır. Sesinizi aldığınız kasete birkaç gün dokunmayın. Sonra elinize yazdığınız yazıyı alın ve kaseti dinleyin. O zaman kırmızı kaleminizi nerelerde kullanmanız gerektiğini anlarsınız. Çalışmanızda düzgün olmayan yerler bulunduğuna şaşar, onları çok güzel belirleyebilirsiniz.



 

 

15) SON CÜMLENİZİN NOKTASI GERÇEK SON DEĞİLDİR

          Bazıları yazının sonunu hiç zor görmezler. Bazıları da ‘Bitirmek başlamaktan zordur’ derler. Hangisi doğru acaba? Ne o, ne de o. Eğer bilimsel bir çalışma yaptı iseniz, bitirmek en kolay iştir. Önemli cümlelerle özetler, bitirisiniz. Biraz da gelecekteki gelişmelerin neler olacağını bildirirsiniz.
          Ancak eğer bir şeyler anlattı iseniz, o zaman sona gelmek biraz zordur.
          Bu konuda bir tavsiye vermek gerekirse: Büyük adamların, örnek yazarların eserlerine bakınız, onlar yazılarını nasıl bitirmişlerse, onlar size ibret olsunlar!
          Evet, GÜZEL YAZI YAZMA SANATI’ndaki kuralların sonuna gelmiş bulunuyorum. Umarım bu kurallar geleceğin büyük adamlarına ALTIN KURALLAR olarak ışık tutar ve nice okuyuculara zevkle okuma kaynağı olurlar.


          SAYIN; Nuray LALE’ nin 2007 yıllarında Bilgisayarıma indirdiğim çok güzel bir yazısı. Kendisine teşekkür ediyorum. Umarım açacağımız konularda, yazacağınız paylaşım yazılarınızda sizlere yardımcı olur. BAŞARILAR DİLİYORUM! 



___________________________________________
*Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın.

*Gel bakalım ateşle nasıl oynanır göstereyim. Gör bakalım ateş mi seni yakar, sen mi ateşi?

*Her şey çok olunca ucuzlar; Edep bunun aksinedir, o çoğaldıkça değeri artar.

- Şems-i Tebrizi


  Yorum Ekle
  Özel Mesaj Gönder En Alta Git  En üste Git 
 
 
Gönderilme Tarihi: 09 Kasim 2010 saat 3:42PM - Kayıtlı IP
İzle SuN's Özellikler Diğer mesajlarını ara: SuN
Mesaj İhbar!  
Alıntı  SuN 

SuN

Simgem
Albay
Albay
 
17 Subat 2005
3333   Mesaj
Durum: Simanur


Aktiflik
Seviye
Deneyim



Allah razı olsun itfayeci04, hızır gibi yetişti bu döküman diyebilirim :)



___________________________________________
Logout (Allaha emanet olun)

  Yorum Ekle
  Özel Mesaj Gönder SuNÜye Olduğu Operasyonel Çalışma TIM'leri Forensics , En Alta Git  En üste Git 
 
 
Gönderilme Tarihi: 09 Kasim 2010 saat 3:50PM - Kayıtlı IP
İzle C-E-H's Özellikler Diğer mesajlarını ara: C-E-H
Mesaj İhbar!  
Alıntı  C-E-H 

C-E-H

Simgem
YüzBaşı
YüzBaşı
İzmir
04 Ekim 2009
1459   Mesaj
Durum: Slepless


Aktiflik
Seviye
Deneyim



Güzel konuya değinmişsin itfayeci.Bende Eklemek İstiyorum.

Konuyla ilgili resiminde eklenmesi önemlidir.

Konuda eğer diyalog varsa kişilere göre renklendirmek okuyucuya rahatlık sağlar.

Konuyu iyi bir kontrolden geçirip öyle yazmalıdır.


___________________________________________
Life is fun
  Yorum Ekle
  Özel Mesaj Gönder En Alta Git  En üste Git 
 
 
Gönderilme Tarihi: 09 Kasim 2010 saat 4:00PM - Kayıtlı IP
İzle HABBÂB 's Özellikler Diğer mesajlarını ara: HABBÂB
Mesaj İhbar!  
Alıntı  HABBÂB  

HABBÂB

Simgem
Binbaşı
Binbaşı
KAF DAĞI
12 Subat 2008
545   Mesaj
Durum: Elhamdulillah


Aktiflik
Seviye
Deneyim



selamenulaykum kardeş emeğine sağlık gerçekten yazı yazma teknikleri çok önmeli bazen önümüze geleni düşünüp durmadan yazı yazıyoruz..



___________________________________________


  Yorum Ekle
  Özel Mesaj Gönder En Alta Git  En üste Git 
 
 
Gönderilme Tarihi: 09 Kasim 2010 saat 7:09PM - Kayıtlı IP
İzle itfaiyeci034's Özellikler Diğer mesajlarını ara: itfaiyeci034
Mesaj İhbar!  
Alıntı  itfaiyeci034 

itfaiyeci034

Simgem
Binbaşı
Binbaşı
Fani Dünya
12 Nisan 2010
225   Mesaj
Durum: Neşeli


Aktiflik
Seviye
Deneyim



Quote: Orjinal mesajı yazan SuN 09 Kasim 2010

Allah razı olsun itfayeci04, hızır gibi yetişti bu döküman diyebilirim :)




Ne demek işine yaradı ise çok sevindim.
İnşAllah herkes bir kere okur da TüRK’çemize sahip çıkarız.
Birbirimizi daha iyi anlar, Daha kaliteli konular açar, daha kaliteli cevaplar veririz.
Konuyu arada Aktif etmek lazım.
Aktif olmadı mı konu okunmuyor ne yazık ki.
O kadar çok konu açılıyor ki :(
Her şeyin hayırlısı...
Rabbim hepimizden razı olsun İnşAllah...

___________________________________________
*Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın.

*Gel bakalım ateşle nasıl oynanır göstereyim. Gör bakalım ateş mi seni yakar, sen mi ateşi?

*Her şey çok olunca ucuzlar; Edep bunun aksinedir, o çoğaldıkça değeri artar.

- Şems-i Tebrizi


  Yorum Ekle
  Özel Mesaj Gönder En Alta Git  En üste Git 
 
 
Gönderilme Tarihi: 14 Kasim 2010 saat 12:02AM - Kayıtlı IP
İzle itfaiyeci034's Özellikler Diğer mesajlarını ara: itfaiyeci034
Mesaj İhbar!  
Alıntı  itfaiyeci034 

itfaiyeci034

Simgem
Binbaşı
Binbaşı
Fani Dünya
12 Nisan 2010
225   Mesaj
Durum: Neşeli


Aktiflik
Seviye
Deneyim



Okuyan ve cevap veren herkese teşekkür ediyorum.
Bir şeyleri düzeltmeye faydası olur ise ne mutlu bana...
A.e.o selametle...

___________________________________________
*Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın.

*Gel bakalım ateşle nasıl oynanır göstereyim. Gör bakalım ateş mi seni yakar, sen mi ateşi?

*Her şey çok olunca ucuzlar; Edep bunun aksinedir, o çoğaldıkça değeri artar.

- Şems-i Tebrizi


  Yorum Ekle
  Özel Mesaj Gönder En Alta Git  En üste Git 
 
 
Gönderilme Tarihi: 10 Mayis 2012 saat 10:11AM - Kayıtlı IP
İzle itfaiyeci034's Özellikler Diğer mesajlarını ara: itfaiyeci034
Mesaj İhbar!  
Alıntı  itfaiyeci034 

itfaiyeci034

Simgem
Binbaşı
Binbaşı
Fani Dünya
12 Nisan 2010
225   Mesaj
Durum: Neşeli


Aktiflik
Seviye
Deneyim



Konuyu aktif etme zamanı...

Son zamanlarda paylaşımlar; karmaşık, çok uzun ve okunamaz hale gelmeye başladı. Umarım bu hatırlatma faydalı olur.

Açmış olmak için değil...!!!

Öğrenmek, bilgilendirmek ve düşündürmek için konu açmanın faydalı olacağına inanıyorum.

Saygılarımlar.

A.e.o Selametle.



___________________________________________
*Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın.

*Gel bakalım ateşle nasıl oynanır göstereyim. Gör bakalım ateş mi seni yakar, sen mi ateşi?

*Her şey çok olunca ucuzlar; Edep bunun aksinedir, o çoğaldıkça değeri artar.

- Şems-i Tebrizi


  Yorum Ekle
  Özel Mesaj Gönder En Alta Git  En üste Git 
 
 
Gönderilme Tarihi: 18 Mayis 2012 saat 9:27AM - Kayıtlı IP
İzle eternafelicity's Özellikler Diğer mesajlarını ara: eternafelicity
Mesaj İhbar!  
Alıntı  eternafelicity 

eternafelicity

Simgem
Komodor
Komodor
Ankara
15 Ağustos 2010
1712   Mesaj
Durum: AhDe_VeFaLi


Aktiflik
Seviye
Deneyim
Moderator

Görev Org./Grup : Haberci



Uzmanlık Alanları:
Document Translation

Alıntı : Orjinal mesajı yazan itfaiyeci034 10 Mayis 2012



Konuyu aktif etme zamanı...

Son zamanlarda paylaşımlar; karmaşık, çok uzun ve okunamaz hale gelmeye başladı. Umarım bu hatırlatma faydalı olur.

Açmış olmak için değil...!!!

Öğrenmek, bilgilendirmek ve düşündürmek için konu açmanın faydalı olacağına inanıyorum.

Saygılarımlar.

A.e.o Selametle.



Gerçekten güzel zamanlama


___________________________________________
Bir baba çocuğuna güzel ahlaktan daha üstün bir miras bırakamaz.

Ve mirastan güzeldir babadan kalma öğüt

Hak şerleri hayr eyler.. Zannetme ki gayr eyler! Ârif anı seyreyler. Mevlâ görelim neyler; Neylerse güzel eyler


                                 
  Yorum Ekle
  Özel Mesaj Gönder eternafelicityÜye Olduğu Operasyonel Çalışma TIM'leri Haberci Destek 2 (TIM LiDER) , Mucahidler , En Alta Git  En üste Git 
 
 
Gönderilme Tarihi: 18 Mayis 2012 saat 9:43AM - Kayıtlı IP
İzle NusaybinLi's Özellikler Diğer mesajlarını ara: NusaybinLi
Mesaj İhbar!  
Alıntı  NusaybinLi 

NusaybinLi

Simgem
Teğmen
Teğmen
@NusaybinLi
14 Ekim 2010
27   Mesaj
Durum: Elbet bir gün


Aktiflik
Seviye
Deneyim



Bilğilendirme için teşekkür ederim . Ve tam zaman’ını buldun diyebilirim açıkca : )

___________________________________________



  Yorum Ekle
  Özel Mesaj Gönder En Alta Git  En üste Git 
 
 
Gönderilme Tarihi: 18 Mayis 2012 saat 10:04AM - Kayıtlı IP
İzle Hizmetkâr's Özellikler Diğer mesajlarını ara: Hizmetkâr
Mesaj İhbar!  
Alıntı  Hizmetkâr 

Hizmetkâr

Simgem
Albay
Albay
Sahabe Şehri Amed
04 Aralik 2011
2331   Mesaj
Durum: Hizmetkâr


Aktiflik
Seviye
Deneyim



Quote: Orjinal mesajı yazan eternafelicity 18 Mayis 2012
Alıntı : Orjinal mesajı yazan itfaiyeci034 10 Mayis 2012



Konuyu aktif etme zamanı...

Son zamanlarda paylaşımlar; karmaşık, çok uzun ve okunamaz hale gelmeye başladı. Umarım bu hatırlatma faydalı olur.

Açmış olmak için değil...!!!

Öğrenmek, bilgilendirmek ve düşündürmek için konu açmanın faydalı olacağına inanıyorum.

Saygılarımlar.

A.e.o Selametle.





Gerçekten güzel zamanlama




Allah razı olsun gerçekten de güzel zamanlama...:)

___________________________________________
*
  Yorum Ekle
  Özel Mesaj Gönder HizmetkârÜye Olduğu Operasyonel Çalışma TIM'leri Trial Mode , Twitter About , Didar-ı Pâk 2 , En Alta Git  En üste Git 
 
 
Gönderilme Tarihi: 01 Haziran 2012 saat 2:36PM - Kayıtlı IP
İzle itfaiyeci034's Özellikler Diğer mesajlarını ara: itfaiyeci034
Mesaj İhbar!  
Alıntı  itfaiyeci034 

itfaiyeci034

Simgem
Binbaşı
Binbaşı
Fani Dünya
12 Nisan 2010
225   Mesaj
Durum: Neşeli


Aktiflik
Seviye
Deneyim



İşe yaradığını bilmek çok güzel ya..

Allah razı olsun gerçekten çok mutlu oldum...

A.e.o Selametle...



___________________________________________
*Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın.

*Gel bakalım ateşle nasıl oynanır göstereyim. Gör bakalım ateş mi seni yakar, sen mi ateşi?

*Her şey çok olunca ucuzlar; Edep bunun aksinedir, o çoğaldıkça değeri artar.

- Şems-i Tebrizi


  Yorum Ekle
  Özel Mesaj Gönder En Alta Git  En üste Git 
 
 
Gönderilme Tarihi: 12 Temmuz 2013 saat 10:43AM - Kayıtlı IP
İzle itfaiyeci034's Özellikler Diğer mesajlarını ara: itfaiyeci034
Mesaj İhbar!  
Alıntı  itfaiyeci034 

itfaiyeci034

Simgem
Binbaşı
Binbaşı
Fani Dünya
12 Nisan 2010
225   Mesaj
Durum: Neşeli


Aktiflik
Seviye
Deneyim



1 Yıl Sonra Konuyu tekrar aktif etme zamanı...

Son zamanlarda paylaşımlar; karmaşık, çok uzun ve okunamaz hale gelmeye başladı. Umarım bu hatırlatma faydalı olur.

Açmış olmak için değil...!!!

Öğrenmek, bilgilendirmek ve düşündürmek için konu açmanın faydalı olacağına inanıyorum.

Saygılarımlar.

A.e.o Selametle.

___________________________________________
*Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın.

*Gel bakalım ateşle nasıl oynanır göstereyim. Gör bakalım ateş mi seni yakar, sen mi ateşi?

*Her şey çok olunca ucuzlar; Edep bunun aksinedir, o çoğaldıkça değeri artar.

- Şems-i Tebrizi


  Yorum Ekle
  Özel Mesaj Gönder En Alta Git  En üste Git 
 
 
Gönderilme Tarihi: 12 Temmuz 2013 saat 10:47AM - Kayıtlı IP
İzle itfaiyeci034's Özellikler Diğer mesajlarını ara: itfaiyeci034
Mesaj İhbar!  
Alıntı  itfaiyeci034 

itfaiyeci034

Simgem
Binbaşı
Binbaşı
Fani Dünya
12 Nisan 2010
225   Mesaj
Durum: Neşeli


Aktiflik
Seviye
Deneyim



Şu Yazımıda incelemenizde fayda görüyorum. Selametle.

___________________________________________
*Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın.

*Gel bakalım ateşle nasıl oynanır göstereyim. Gör bakalım ateş mi seni yakar, sen mi ateşi?

*Her şey çok olunca ucuzlar; Edep bunun aksinedir, o çoğaldıkça değeri artar.

- Şems-i Tebrizi


  Yorum Ekle
  Özel Mesaj Gönder En Alta Git  En üste Git 
 

Eğer bu konuya cevap yazmak istiyorsanız ilk önce Giriş Yap
Eğer kayıtlı bir kullanıcı değilseniz ilk önce kayıt olmalısınız

Git: Cevap Yaz Yeni konu aç
Sayfa Yüklenme Süresi: 0,1406
 

Uyarı !
Cyber-Warrior 'a ait isim, marka ve logolar Cyber-Warrior'un tescilli markası olup izinsiz kullanılamaz.
Kullananlar hakkında 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında K.H.K'ye göre yasal işlem yapılacaktır. Marka No : 2010 46588 Korunma Tarihi : 15.07.2010


WikiTurk | Bilisim Güvenligi Dernegi

Reklamlar

picardes.com





Reklam vermek için tıklayın

Yasal Uyarı | Sitemizin Çizgisi | Kullanım Şartları ve Üyelik Sözleşmesi | Telif Hakları Politikası / Copyright Policy